BAĞIŞ

MÖ DİYEN UZMANLAR


Sizlere dünyadan sesleniyoruz, umarım sesimizi duyuyorsunuzdur. Çünkü artık sanal dünyanızın kapılarını gerçek dünyaya kapatmış gibi görünüyorsunuz. Bunun içindir ki sesimizi duyurabilmek umuduyla bu cümleleri bir ekran vasıtasıyla ulaştırmaya çalıştık sizlere. Hoş, adreslerinizi bilsek belkide bu yazıyı posta yoluyla gönderirdik. Tabî hâlâ evinizin adresini hatırlıyorsanız. Malum teknolojiyi zirvede yaşayan bir topluluk olarak evimizin adresini unutup e-posta adreslerimizi adımız gibi hatırlıyoruz. Sahi adınızı hatırlıyor musunuz gerçekten? Yoksa cv hazırlarken de nicklerinizi mi kullanmaya başladınız?
sizleri gerçek dünyadan haberdar etmek istiyoruz. Sesimizi size duyurmamıza yardımcı olun ve nickleriniz gibi bildiğiniz eposta adresinizi sayfanın aşağısında bulunan bölüme kaydedin. Daha detaylı bir yardıma ihtiyaç duyarsanız bu konu hakkında detaylı bir yazımızda mevcut. 

Gel gelelim asıl konumuza, herkesin kişisel gelişim uzmanı olup bu uzmanlığıni kitap yazarak taçlandırdığı şu dönemde illaki bu bahsi geçen türün örneklerine rastlamışsınızdır. Genelde kişisel gelişiminizi maddelerken şu ifadeyi ilk sıralara yerleştirirler; "Kendiniz gibi olun".
Bu ifadenin altını da sürüyle kendiniz gibi olunca elde edeceğiniz kazanımlarla doldururlar. Peki, kişisel gelişmek bu kadar kolay mı? Kendimiz gibi olmak her zaman için doğru mu? Bu iki sorunun sorunun cevabını tek kavram altında anlatmaya çalışacağız. 

Zamanın bize ne getireceği meçhulken bildiğimiz tek şey peşinde sürüklediği değişim olgusu. Her şey değişiyor, kimileri değişimle varolurken kimileri yok oluyor. Bahsedilen kişisel gelişim olgusu da değişimin ne kadar iyi yönetildiğiyle ilgili. Eğer sizi etkileyen faktörlerin etkilerini yönetebilirseniz gelişiyorsunuz. Kısacası değişiminizi kontrol ederseniz gelişebilirsiniz.

Kişisel gelişmek, sosyal medyanın size dayattığı gibi aslında hiç sevmediğiniz sabah sporunuzdan sonra avokadolu tostunuzla instagram postunuzun altına "Bugünde pozitifim" yazmak değildir. Aksine gelişmek tekdüzeliği ve sıradanlaşmayı sorgulamayı gerektirir. Kitapların veya sosyal mecranın size dayattığı şeyleri elinizin tersiyle itin. Gelişmeyi hedefleyen özne sizsiniz, nasıl davranırsanız modern, kültürlü, pozitif olacağınızın söylemesine izin vermeyin.

Sabahları mutsuz uyanıyor ve içinizden yürüyüş yapmak gelmiyorsa yatağınızda kalmaya devam edin. Organik beslenme trend oldu diye, organik diye satılıp paketi bile plastik yığını olan yiyeceklerle beslenmek zorunda değilsiniz. Madem sağlıklı beslenmek istiyorsunuz ekin balkonunuzdaki saksıya domatesinizi sonra tuzlayıp tuzlayıp yersiniz, tabî tuzlu domates seviyorsanız. Velhasılı kelam gelişim, sürü psikolojisinden ayrılmayı getiriyor ona kucaklarınızı açın. 

Şimdi böyle istediğiniz gibi yaşayın öğütleri verdik ama şunu da unutmayın maddi ve manevi özgürlüğünüz karşınızdaki insanların özgürlüklerini kısıtladığınız yerde biter. Zaman sizi değiştirirken, toplum içinde yaşadığınızı ve ahlak kurallarının varolduğunu hatırlamanızı önemle rica ediyoruz. Biraz anlayış göstermenin bizleri kurtaracağına inanıyorum. Her ne kadar insanoğlu koskoca ormanları katledip yerine fabrikalar kurarak bencilliğini kanıtlamış olsa da hâlâ mutsuz birine gülümseyecek dudaklara sahibiz, değiştirmeye asık yüzlerimizden başlayalım. En büyük acının bizde olmadığını daha fenalarını yaşayan insanların varolduğunu öğrenmeye başlamak bencilliği bırakmak için iyi bir adım.

Toplumunuz içinde hayvanların da varlığını kabul etmenizi ve onlarında özgürlüklerini çalmamanızı istiyoruz. Veya özgürlüklerini de geçtik, yaşam haklarını ellerinden almayın, kollarının ve bacaklarının yerinde kalmasına müsade edin yeter. Dünya bize değil biz dünyaya aitiz bunu da sık sık hatırlatın kendinize.

Related Posts

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad