Size bu gün anlatacağım konunun baş rolü bir ıstakoz aslında.



İlaçlar, artık ruhumuzu iyileştirmeyi de vadediyor. Tanrı kutsallığı olan bir yere nasıl kimyasal müdahale edebilir? İşte buna antideprasan deniyor. Kullanan insanlar genellikle, çok büyük
bir ruhsal boşluk yaşarken doktorlar ona umut olacakmış gibi eline ilaç tutuşturuyorlar. Ve kullandığınız ilaçlar, bilincinizi bulandırmaya başlıyor. Sorununuz aynı yerde duruyor fakat siz buzlu camlar arkasına itildiğiniz için aynı yerde aynı şekilde duran ve büyüyen sorunu net göremiyorsunuz, sorun kalmadı sanıyorsunuz.

Artık ıstakozumuza gelelim...


Istakozların kabukları çok serttir. Ve ıstakozun kabuğu oluştuktan sonra da kendisi büyümeye devam ediyor. Fakat salyangoz bundan dolayı sorun yaşıyor, canı yanıyor, strese giriyor. 

Peki bu sorunu nasıl çözmeli?

Eğer böyle devam ederse ıstakoz ölecektir. Okyanusta psikiyatri kliğine gitmeli mi sizce? Tabiki tahmin edebileceğiniz üzere gidemiyor. Ne yapıyor biliyor musunuz? Tanrı'nın ona verdiği yeteneği kullanıyor. Kayalıkların altına giriyor ve kabuğunu söküp atıyor. Kendine yeni bir kabuk oluşturuyor. Büyüdüğünde yine ve yine aynı şekilde yapıyor. Eğer bu ıstakoz bir doktora gitseydi, doktor ona ilaç verip gönderecekti. Istakoz sorunların geçtiğini düşünecek ve asla kabuğunu büyütüp, yenileyemeyecekti.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.