GELCEĞİ ÖNGÖREBİLMEK


    İnsanın varoluş sebebini aramasından daha sonra başka bir merak düştü aklına. Önce bir saniye sonrasını tahmin etmeye çalıştı, daha sonra yarını. Fakat, Tanrı dememiş miydi "Geleceği sadece ben bilirim!" diye. Peki neden böyle dedi? Belki egoisttir diyenleriniz olabilir, yada geleceği bilsek hiçbir aksiyonu kalmaz gibi birşey de diyenler olabilir. Ama Tanrı insana herşeyi bulabilmesi için "akıl" ve "zekâ" verdi.

   Zekâ, canlıların hayatta kalmasını sağlayan karar mekanizmalarının bütünüdür. Akıl ise sadece düşünen varlıklara özeldir. Tanrı aklı en karanlık gecede bile onu bulabilmek için verdi. Peygamber kıssalarına bakın, birçok peygamber arayışa çıkmıştır. Peki biz bu yetilerimiz ile Tanrı'yı bile bulabiliyorken neden geleceği bilemiyoruz. Yoksa gelecek Tanrı'dan daha mı gizemli?

   Düşünebilen canlılar için bunun cevabı mutlaka vardır. Ama burada bence olan kısmı anlatmak istiyorum sizlere. Çok ünlü olan bir teorem var "Kelebek Etkisi". Kelebek etkisinde; bir sistemin başlangıç verilerinde meydana gelen en küçük değişikliğin öngörülemez olduğu anlatılır. Buna en basit örnek olarak da hava ölçümlerindeki hassaslığı bir kelebeğin kanat çırpışının bile etkileyebileceği düşüncesidir. Veriler sürekli değişim içindedir. Ve gelecek için de bu durum söz konusu. İnancımıza göre biz kendi seçimlerimizden sorumlu tutuluruz. Bu da her insan için milyonlarca hatta milyarlarca seçenek demek. Bu gün sizin su içmeye kalkıp, tuvalete gitmeniz bile bu verileri etkiledi. Bunu bir de 7 milyar insan bazında düşünün... İşte, geleceğin öngörülemezliği buradan gelir bence, ortada hiçbir esrarengiz olay yok. Ve kimse bu matematiğe sahip olmadığı için falcılara para harcamayın dostlarım... Tanrı'da gereksiz gizem yaratmaz bunu unutmayın. Tanrı kaderinizi sizin seçimlerinize bağlamışken lütfen siz umudunuzu sahtekâr insanlara kaptırmayın...

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.