AZİZ NİCHOLAS YADA NOEL BABA YALANI

Bu gün izninizle konuya hemen hızlıca girmek istiyorum. Resmini gördüğünüz bu tonton amcamız tabiki sizin bildiğiniz biri olarak "NOEL BABA". Fakat bu adam da daha önceki yazımızdaki gibi gereksiz kutsallaştırılmış ve gereksiz önem verilmiş kişilerden biridir. Bunları size onun hakkındaki rivayetlerle birazdan yazının devamında açıklayacağım.

Bu gördüğünüz resim Coca Cola'nın 1931 yılındaki reklamına ait bir görsel. Ayrıca bu görseli yaygınlanmasını sağlayan National Geographic dergisidir. Bu güne kadar dergi 192 sayısında Coca Cola'nın  ilanı yer almıştır. Ama bu resim nasıl ortaya çıktı diye sorarsanız da günümüzde ki Noel Baba tiplemesi C.C.Moore'nin "A Visit From St. Nicholas" adlı şiirinden hareketle yapılmıştır. Ama Coca Cola'nın yarattığı Noel Baba'nın dinsel tiplemesi yanında dünyevi zevkleri olduğu da eklenmişti. Bu da açıkça kilisenin anlattığı Noel Baba'ya ters bir görüştü. Böyle bir reklamın Hristiyan Amerikalıların belki de neden hem her pazar kiliseye gidip hemde ahlak seviyesinin günümüzde çok düştüğünün bir sebebi olabilir. Benim fikrimdir bu. Yanlış yada doğru olabilir. Şüphesiz olan birşey varki o da bu markanın sembol olarak bu adamı seçmesindeki sebebin sadece büyükleri hedef kitle olarak görmesinin yerine bunların yanına bir de kendine hedef olarak çocukları koymuştur.

Amma velâkin aslında Amerikanlar için Noel Baba'nın önemi daha eskiye dayanıyor. Bunun en basit örneği Harper's Weekly dergisinin 29 Aralık 1863 tarihli sayısıdır. Burada sizin için Noel Baba'yı kırmızıyla belirttim. Ve üstelik kendine has olan kırmızı ceket değil de Amerikan Bayrağı desenli ceket var üzerinde. Peki neden böyle bir ceket giydirilmiş. Çünkü bu sayının basıldığı dönem Amerikan İç Savaşı dönemini anlatıyordu. Aslında öncelikle Amerikalıların hep yaptığı saçma sapan kahraman uydurma figürlerinden ilklerinden biride bu kişidir. Sanırım her araştırma yazımızdaki kimdir nedir bölümü yerine böyle bir giriş yapmamı yadırgamazsınız. Şimdi gelelim bu adam hakkındaki 3 rivayete.

Birinci Rivayet : "Eyy Dalga Sen Kimsin Ya?"

Günün birinde, Aziz Nikolaos, Kudüs’e gitmek için bir Mısır vapuruna binmişti. İsa Mesih’in o Kutsal Mezar’ını ziyaret etmek, orasını sakin bulmak ve inzivaya çekilmek istiyordu.
O vapurun içerisinde birçok da Hıristiyan mevcuttu. Bunların çoğu, o aziz yerleri ziyarete ve ibadete gidiyorlardı. Aziz Nikolaos, rüyasında, geminin direğindeki ipleri şeytanın kestiğini görür. Sabah olup uyanır uyanmaz, tayfalara söyle dedi:
─ Bugün bizi büyük bir dalga bulacak ve çok sıkıntı çekeceğiz. Ancak siz hiç korkmayınız. Siz Tanrι’ya dua edin ve O bizi dalgalardan koruyacaktır.
Aziz Nikolaos bunları söylediğinde, gökyüzünü kapkara bir bulut kapladı. Sonra da kuvvetli bir rüzgâr çıktı ve deniz adamakıllı kabardı. Herkes şaşırıp kaldı ve ölümü bekliyorlardı.
Herkesin gözü ve ümidi Aziz Nikolaos’taydı. Gözyaşları içerisinde, Tanrι’ya dua etmesini ve rüzgârı durdurup bu zor ana son vermesi için kendisinden rica ettiler. Gerçekten de, Aziz Nikolaos, Tanrι’ya dua etti. O vakit rüzgâr durdu. Deniz sakinleşti ve vapurun içindekiler sevindiler ve bu zor andan kurtuldular.

İkinci Rivayet : "Biriniz Bayılsında Bende Onu Dirilteyim"

Ancak, o büyük fırtına anında, denizcilerden bir tanesi, ipleri bağlamak için gemi direğine binmişti. Direkten indiği sırada güverteye düştü ve orada canını kaybetti. Dalga durup, dalganın durduğundan denizcilerin sevindiğini, fakat, bir denizcinin de ölmüş olduğu için üzüldüklerini Aziz Nikolaos gördü. O vakit, o denizcinin yeniden dirilmesi için Tanrι’ya dua etti. Ve, mucize oldu! Ölmüş olan denizci, sanki hafif bir uykudan uyanırcasına yeniden diriliverdi.Karaya vardıkları an, herkes Aziz Nikolaos’un kerametlerinden bahsediyordu. O zaman, çeşitli hastalıklardan hasta olan insanlar Aziz Nikolaos’a gider ve onları tedavi ediyordu. Gündüz gidenler, onları akşama kadar iyileştiriyordu.Kudüs’e vardığı vakit Kutsal Topraklar’ı ziyaret edip dua etti. Kutsal Mezar’ı, acılı Golgota’yı ve genelde İsa Mesih’imizin ayaklarının bastığı her yeri ziyaret etti.
Bunun yanında, bir de orada kalmak istedi. Ancak, Tanrι’nın bir meleği gece vakti gelip vatanına dönmesi için ona emir verdi. 

 Üçüncü Rivayet: "Ben Kül Yutmam. Ben Mahmut Hocayım"

Vapurların oldukları limana inip ve bir kaptana nereye seyahat edeceğini sordu.─ Nerede navlun bulursak oraya gideceğiz, diye kendisine cevap verdi.─ Aziz Nikolaos, ben size navlun ödeyeyim ve beni Likia’nın Patara’sına götürünüz.─ Vapurun tayfaları olan tüm onlar, “memnuniyetle”, dediler. Ve derhal çekildiler.Rüzgâr iyi di.Ancak, onlar, vatanları olan İskenderiye’den de geçmek istiyorlardı. Onun için de yolda rota değiştirip oraya doğru yol almaya başladılar. Fakat, Aziz Nikolaos’u seven Tanrι, bu geç kalma işinden üzülmemesi için, şu kerameti meydana getirdi.Büyük bir deniz dalgası oluştu. Dalgalar, gemiyi her taraftan vuruyor ve geminin her an anî batış ile karşı karşıya olduğu bir an geldi. Bir an sonra, geminin direksiyonu kırıldı ve bu dev dalgalar arasında gemi kaptansız yoluna devam ediyordu. O zaman denizciler şaşırdılar ve sonlarıyla ölümlerini beklemeye koyuldular.O vakit Aziz Nikolaos Tanrι’ya dua etti ve o azgın deniz sakinleşti. Fakat, çok garip bir olay ki, kaptanla tayfalar, ansızın, kendilerinin Patara’da olduklarını gördüler. O zaman Aziz Nikolaos’un ayaklarına kapandılar ve onları af etmesini ondan istediler. Tabiî ki Aziz Nikolaos onları affetti. Sonra da, bazı tavsiyelerde bulunup onlara şöyle dedi:─ Bu kurnazlığı başkasına sakın yapmayasınız. Sonra onlara veda etti ve memleketlerine sağ salim gitmeleri için temennilerini sundu.

Eğer benim düzenli bir okuyucumsanız size zaten bu rivayetleri ortaya atanların amaçlarını anlatmama gerek yok. Ama ben yine de yeni gelenlere bir rivayet üzerinden anlatmam gerekeni anlatayım. Yeni gelenler çözsün diğer rivayetleri. Bakın ikinci rivayete bu mucize İsa'nın mucizesi değil miydi? Öyleydi. Fakat neden bu adama verildi? Tabiki kutsallaştırmak için. Aslında bu adam Aziz olarak biliniyor ama bu adamı o dönemde papaz yapanda kendi amcasıdır, başpapaz yapanda kendi amcasıdır. Bunu kutsal kılan Tanrı değil amcasıymış meğer. Devam eden dönemlerde Amerikanların büyük ekonomik krizi olan dönemde insanların beş parası kalmamışken daha da çok para kazanmak amacıyla Coca Cola'nın da bu adamı popülerleştirmesiyle iyice ünlü oldu.  Daha sonralarda ise işte yılbaşı furyası bir peygamberin doğum günü kutlamasından daha çok ortam yapma gecesi oldu işte. Neyse çok konuşup yoruldum. Size gider ayak bir soru bırakayım: "Noel Baba ve kırmızı don giyme batıl inancı arasındaki bağ sizce nedir?". Fikrinizi lütfen yorumlarda belirtin.

Beğendiğiniz yazılarımızı mutlaka sosyal medya hesaplarından paylaşın...


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.