BAŞARIYLA ZEHİRLENMEK

 BAŞARIYLA ZEHİRLENMEK



Bu yazıda aslında tabiri caizse bize itelenen başarı tipini konuşmak istiyorum. Fakat bu yazının ilerleyen kısımlarında bazı şeylerin farkına varacaksınız ve bu farkındalığı daha iyi anlamanız için size kitap önerileri ve okunması gereken 2 yazardan bahsedeceğim

Yazıda Neler Konuşacağız?

  • Ufak Eleştiri
  • Başarı Zehri
  • Başarının Gerçeği
  • Zenginlere Göre Başarı
  • Gerçek Başarıyı Anlatanlar

Ufak Eleştiri

  Sınavlar, işler, okullar ve dershaneler bunların hiçbiri bize iyi insan olmayı vaadetmezler. Tek vaadleri sınavlarda sözde başarı iyi iş sahibi yapmak veya iyi okullarda okumamıza yardımcı olmaktır. Eğitim kendi bilişsel şemaları yapılandırmaktır. İnsanın bir nevi kendini yaratmasıdır. Eğitim kurumları adı altında hizmet veren kuruluşlar asla bir kişiye formüller ve gereksiz metinlerden başka birşey katmazlar. Çünkü kimse edebiyat dersinden geçmek haricinde şiir öğrenmek istemiyor artık. Yada matematik öğrenme amacımız birşeyleri daha iyi bilmek için değil sadece sınavlar için. Buraya kadar ki ufak eleştirime son verip asıl büyük sorun olan başarıya geçmek istiyorum.

 Başarı Zehri

   Bit pazarlarını bilir misiniz? Bilmiyorsanız da ben anlatayım size kısaca. Fransa'da ortaya çıkmış bu ilk olarak. Üzerinde bitler olacak kadar eski ve pis eşyaların satıldığı yerler varmış Fransa'da ve buralara  "Marche Aux Puces" yani "bitlerin pazarı" denirmiş. İşte bu bit pazarları Amerikan kültürü'nün ülkemize nasıl nüfuz ettiğinin en güzel örneklerinden biri olan bir dönemi hatırlatır bana. Amerikan askerleri Türkiye'de limana çıktıkça eski ve pis eşyalarını satarmış. Bu "modern" sayılan Amerikan pisliğini bizim gençlerimiz alıp giyermiş. Halk bir süre sonra Amerikan kıyafeti bulabilmek için askerlerin limana çıkmalarını dört gözle beklermiş. İşte bakın kültürle zehirlenmek bu kadar kolay! 

   Bu kültürü bizim giyinişimizi zehirlediği gibi davranımışızı, ahlakımızı ve zihnimizi de zehirledi. İşte zihnimizin zehirlendiği bu en büyük şey başarının tanımıdır. Bugün bizim başarı zannettiğimiz zengin olmak, pahalı arabalara binmek, pahalı saatler takmak gibi şeyler sadece "Amerikan tipi başarı"dır. Peşinden koştuğumuz şey sadece para ve parayla alınabilecek şeyler. İşte bu başarı tipinde resmen para uğruna hayatımızı satarız! Ve bu Amerikan tipi başarı ve kişisel gelişim yüzünden saçma sapan tipler ve kitaplar türedi. Bir kitap yada konuşma size "x maddede başarı" gibi şeyler vaadediyorsa eğer paranızı direk çöpe atın ki en azından zamanınız israf olmasın. "Özgüvenli olmayı öğretmek" saçmalığı adı altında bir ton burnu havada şık giyimli ezik insanlar doldu ortalık. Büyük insanlar yeterince kendilerini tanıdıkları için bu kendini tanımışlık onlarda her soruna doğru yaklaşıldığında çözülebilir fikrini benimsetir. İşte bu durumu da hayranlıklar seyredersiniz dışardan. İşte bu zehirin kökeni kıskanmaktır. Amerikan kültürü; gösterir, abartır ve size satar. Bir kişisel gelişim kitabı alacaksanız eğer üzerindeki "Best Seller( En çok satan)" tarzı ibarelere inanmayın ülkemiz de yazılmış çok güzel kişisel gelişim kitapları vardır. Örnek vermek gerekirse;
  • Şu Hortumlu Dünya'da Fil Yalnız Bir Hayvan
  • Hıdır Kişisel Gelişiyor
  • Üstün Basari: Stres Altinda Ezilmeden Ögrenmede ve Sinavlarda
  • Hayalini Yorganina Göre Uzat

 Başarının Gerçeği

   Başarının gerçeği nasıl olmalı sorusunun cevabını burada kendime göre anlatacağım. Eğer sizin farklı bir fikriniz varsa mutlakla yorumlarda belirtin.

   Başarının gerçeği insan geriye dönüp baktığında onu mutlu edecek şekilde olamalı. Hayatı huzurlu ve işini en iyi şekilde yapan olmalıdır. Bir insanın hayatında yakalayabileceği en büyük başarı huzurdur. Huzurunuz yoksa milyonlar kazandığınız işinize sabahları küfür ederek gidersiniz. Ve geriye dönüp baktığınız yüzünüzde tebessüm ettirecek birşey bulamazsınız. Bunun için size güzel bir alıntı göstereceğim. Bu alıntı Steve Jobs'un son sözleridir.

İş dünyasında başarının zirvesine ulaştım. Diğerlerinin gözünde hayatım mükemmel bir başarı misaliydi.
Gel gör ki, iş dışında çok az mutluluğum oldu. Sonuçta, maddî zenginlik hayatımın gerçek bir parçasıydı, artık alışmış olduğum.
Şu anda, hasta yatağında yatarken ve bütün hayatımı hatırlayıp gözden geçirirken fark ediyorum ki; o kadar gurur duyduğum herkes tarafından tanınma, takdir edilme ve bu maddî zenginlik, yaklaşan ölümle soluyor ve anlamını yitiriyor.
Karanlığın ortasında yaşam destek ünitelerinden çıkan yeşil ışıklara bakıyor, onların mekanik seslerini işitiyorum, ölümün nefesinin giderek yaklaştığını hissediyorum.
Artık biliyorum ki; hayatımızı idâme ettirecek kadar maddiyata ulaştığımızda maddiyatla alakası olmayan meselelerin peşinden gitmeliyiz. Maddiyattan daha önemlidir, olmalıdır bu meseleler.
Belki ilişkilerimiz, belki sanat, belki de daha genç olduğumuz zamanlardan bir rüya, bir emel. Hiç durmaksızın maddiyat peşinde koşmak bir insanı yoldan çıkmış bir varlığa dönüştürür, aynı benim gibi.
Tanrı bize hisleri diğer tüm insanların kalbindeki sevgiyi hissedebilmemiz için verdi, maddiyatın bizi uyutarak yönlendirdiği yanlış algılar için değil.
Ömrüm boyunca kazandığım paraları yanımda götüremem, götürebileceğim sadece sevgiyle beslenmiş hatıralarım.
İşte bunlar gerçek zenginliğin, senin yanında hep kalacak olan, sana devam etmen için güç ve ışık verecek olan.
Sevgi bin kilometre boyunca gidebilir. Hayatın sınırı yoktur. Arzu ettiğin yere kadar git. Yükselmek istediğin kadar yüksel. Hepsi senin yüreğinde ve ellerinde.
Dünyadaki en pahalı yatak hangi yataktır? ”Hasta yatağı.”
Arabanı sürmesi için bir adamın olabilir, sana para kazandıracak insanların olabilir, ama senin için hastalığını yaşayacak kimseyi bulamazsın. Kaybedilen maddiyat tekrar elde edilebilir. Ama kaybettiğinde tekrar elde edemeyeceğin bir şey var: Hayat.
Biri ameliyat odasına girdiğinde bitirmesi gereken bir kitap olduğunu farkeder: ”Sağlıklı Yaşam Kitabı”.
Şu anda hayatın hangi aşamasında olursak olalım, zamanı geldiğinde perde inecek.
Ailene, eşine, arkadaşlarına duyduğun sevgindir asıl hazinen. Kendinle iyi geçin.
Diğerlerini daima sev ve şefkat et.

Sanırım konuyu gayet iyi anladınız. Ama size özümsetmek istiyorum o yüzden okumaya sabırlıca devam edin.

Zenginlere Göre Başarı

  Bu bölümde ise Dünya üzerinde bilinen en zengin insanların başarı tanımlarını okuyacaksınız. Bakalım parayla mı oluyormuş başarı?

Richard Bronson


Çok fazla insan, ne kadar para kazandıklarını ya da birlikte çalıştıkları insanlarla ne kadar başarılı olduklarını ölçer. Bence gerçek başarı ne kadar mutlu olduğumuzla ölçülmelidir.

Arianna Huffington 


 Sadece razı olduğumuz hayatları yaşamak için değil, gerçekten istediğimiz ve hak ettiğimiz yaşamları yaşamak için, para ve gücün yanında dört sütundan oluşan üçüncü bir metriğe ihtiyacımız var: iyilik, bilgelik, merak ve bağış.”

Mark Cuban


Bana göre başarı, sabah yüzünüzde bir gülümseme ile uyanıp harika bir gün olacağını bilmektir. Yoksulken, üç odalı bir apartman dairesinde altı çocukla birlikte yerde uyurken mutluydum ve başarılı olduğumu hissediyordum.”

 

Bill Gates


Farkındalık, çocuk büyütmek, ihtiyaç duyan insanlara yardım etmek ya da bir şeyler icat etmek de iyi hissettirir” 

Gerçek Başarıyı Anlatanlar 

  Bu bölümde yukarıda size önerdiğim kitaplar gibi yazarlar önereceğim.
Benim sürekli başarı fikrine katıldığım yazar "Ahmet Şerif İzgören"dir. Fakat yakın bir zamanda onun kadar doğru konuşan ve başarı fikrimiz bir insanı fark ettim. O da "Acar Baltaş". Bu iki yazar ve konuşmacı dışında Türk yazarlardan başarıyı doğru anlatan kimseyi görmedim eğer sizin bildiğiniz yazarlar varsa yorumlarda bildirin..

Prospektus

Burada sizin için her gün daha iyi içerikler üretiyoruz. Bize destek olmak için yorum yazman yeterli!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En Son Yazımız

BENİ DİN İLE YORMA!

Recent comments

Most Popular