KATANA


Hayallerimizin peşinden gitmek çoğu zaman zor ve gerek fiziksel gerekse ruhsal açıdan inanılmaz acı 
vericidir. Ama insan tutkusuna sadıktır. Bu tutkuya bazen aşk deriz, bazen başka birşey… 
Kendimizi neye tutkuyla bağlarsak onun için çivili yollarda yürür, pes etmez ve sonuca ulaşırız.  
Tutkusunun peşinden gitmiş insanlar için dışarıdaki insanlar hayranlık duyar. 
Hayranlığın sebebi ise kendilerini böyle bir tutkuya bağlayamamış olmalıdır. 
Buna benzer bir örnek daha vermem gerekirse zengin oğlan fakir kız dizilerinin neden ülkemizde çok 
izlendiğiyle ilgilidir. Bunu açıklamama gerek yok bence anladınız.





Kendimize çok iyi hedef bulur, hayal kurarız. Onun için acı verici yollardan gitmek bizim için zevk 
haline bile gelebilir. Çünkü onu gerçek istiyoruzdur. Sizi yollardaki zorluklar yıldırmaz da 
etrafınızdaki saçma sapan tipler yıldırır. Hani bu senin sadece kaç puan aldığın, kaç para maaşın 
olduğuyla ilgilenen tiplerden bahsediyorum. Onlarla karşılaşmamak için bayram günlerinde bile dışarı 
çıkmaz istemezsin. Bu insanlar genelde senin isteğin dışında senin ilişkisi olan insanlardır. 
Buna “akraba” denir. İşte bunlar hayatınızda ne kadar çoksa başarıya giden yolunuz ruhsal olarak bir
o kadar zordur. Çünkü ruhsal acının sebebi bu insanların yolunda çivi olmasıdır. Sen sen olduğun için 
değilde seni kendiyle kıyaslayıp kendini üstün bulmaya çalışmak için görüşenler. Bunlardan uzak durmak 
zordur. En olmadık zamanda yoluna çıkarlar.  Keyfinin on numara olduğu günü berbat ederler.



Tamda bunlara karşı bir taktik uyguluyorum aslında artık. 
Sanada tavsiye ederim. Bu tip insanlara bütün ilişkilerimi başarana kadar 
kesiyorum. Zaten başardığımı duyduklarında bir daha konuşmayı tercih 
etmiyorlar benimle.Bende buna artık “Katana” diyorum. Tıpkı bir katana gibi 
ilişkimi kesiyorum.


Aslında biraz da motivasyonunuzun düştüğü anlarda neler yapabiliriz diye konuşalım. Başarısız olabiliriz. Ard arda kaybedebiliriz.Ama yinede yaşamamız gerekir. Çünkü o boşluk insanda garip bir aydınlanma yaratır. 
Belki de en çok üzülmüş insanların bu kadar bilge olması bu yüzdendir. 
Hayat kötü bir mizahı olan arkadaşımızdır. Hani şu aptalca şakaları olan ve 
kendinden başkasının gülmediği arkadaş. Mücadelemiz tam da böyle şakaların 
sonrasında başlar. Çünkü ağacın sağlamlığı rüzgar esmeye başladığında anlaşılır. 
Benim daha önce yazılarımı okuduysanız eğer bilirsiniz burada yazdıklarım sizden çok 
kendime bir not. O yüzden de başarısız , mutsuz veya depresif olursam diye kendime yazıyorum. 
Başarı üzerinden konuşmaya başlayalım bence. Hemde üniversite sınavı olmuşken 
bu iyi olur gibime geldi. Bazen ne kadar çok çabalarsanız çabalayın o işi 
başaramazsanız. Bunun sebebi belki de yeterince çalışmamanız olabilir. 
Belki de yanlış şekilde çabaladağınızdandır. Ama bu ikisinin de üzerinde çok başka 
birşey var. O da her türlü denesenizde olmamasıdır. Bu hepimizin üstünde bir durumdur. 
Buna benzer bir durumu ölüm ile ilgili düşünürüz. Sevdiğimiz birini kaybedince “onunla 
diğer tarafta buluşacağız” deriz. Burada bizim için önemli olan ahiret var mıdır yok 
mudur değil, kendimizi acımızın hafiflemesi için ikna etmemizdir. Ve faydalıdır. Başarı 
içinde dediğim şey faydalıdır. Ama sonrası daha da önemlidir. Hayatınızda kaliteli 
hobileriniz olsun. Ve eğer başarısız olursanız gerçekten sevdiğiniz hobinize yönelin. 
Başarıya bu kadar hızlı nasıl ulaştığınıza şaşacaksınız. Bir örnek istiyorsanız eğer şu anda 
bulunduğunuz bu blog bizim hobimizdi şu anda ise yegane gelir kaynağımız. 
Umudunuzu kesmeyin arkadaşlar. Gerçekten kesmeyin! Terk edilsenizde, birini kaybetsenizde, 
başarısız olsanızda kesinlikle umudunuzu kaybetmeyin. Muhakkak daha güzel şeyler yaşayabilmek 
için acılar yaşıyoruz. Buna da bir örnek vereyim! Aşkından deli olduğunuz sevgiliniz sizi terk 
etse bile başkasına aşık olunca “iyiki o beni terk etmiş” dersin ya hani. Bu olayda aynen öyle!
Başarmanın yada mutlu olmanın her zaman bir yolu vardır! Asla unutmayın bunu. Hastalarının kötü 
bahsettiği bir doktor olmaktansa yaptığım işi herkesin beğendiği bir işçi olmayı yeğlerim. Şimdi 
size bırakacağım alıntıyı ise büyük ihtimalle onlarca kez görmüşsünüzdür.
“Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse Michelangelo'nun resim yaptığı,Beethoven'ın 
beste yaptığı veya Shakespeare'in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve 
yerdeki herkes durup ''Burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş”.”

Yazının kopuk olduğunun farkındayım fakat bugün üniversite sınavından çıkıp gecenin yarısı size bunu yazmak istedim. Artık hergün yazılarımız yayımlancak merak etme...

Yorumlar