KATANA #2 | YALNIZ YENGEÇ

KATANA #2 | Yalnız Yengeç



İnsan ömrünün eski zamanlara göre uzadığı söyleniyor. Yıl olarak öyle olabilir. Sonuçta bilim insanların çoğu hastalıktan dolayı erken ölmeye neden olan hastalıkları engellemeye başladı. Fakat benim şöyle bir düşüncem var bu konuda. Ömrümüz daha uzun fakat daha az yaşıyoruz. Bu nasıl olabilir ki diye düşünebilirsin ama durum gayet basit. Yeni toplum dizaynımızda hayatlarımızı çok hızlı yaşıyor ve bu hızdan dolayı ne yaşadığımızın farkına varamıyoruz.Acımızın ve mutluluğumuzun da farkında değiliz. Artık herhangi bir acımızı inziva esnasında aşmıyor, aktif ve hızlı hayatımızın içinde unutuyoruz. Acıların aşılması kendimiz için gerçekten önemlidir. Çünkü tadını çıkaramadan hayatın içinde unutup gittiğiniz acılarınız muhakkak tekrardan karşınıza çıkacaktır. Bu karşılaşma gerçekleştiğinde o acıyı daha önce yenemediysek o zaman daha da fazla zorlaşır hayatımız. Burada acıdan kastım her hangi bir acı.

  Bu hızlı hayat bize istediğimiz yalnızlık sürecini vermiyor. Yeni yaşam şeklimiz içinde ise hayatımıza bir sürü farklı insan giriyor. Pek çoğundan da haz etmiyoruz. Çünkü gerekli yerde KATANA olamıyoruz. Katana olabilmek için ise bu yaşam içinde molaya ihtiyacımız var. Yaşadıklarımızı düşünmek, acılarımızı yenmek ve yeni bir biz yaratabilmek için! Yalnızlık modern insanın korktuğu birşey evet kabul ediyorum. Ama siz sizin için hayatınızda birşeylerden feda edemeyen insanları hayatınızda tutmaya devam ederseniz, sonunda çok büyük bir acıyla karşılaşırsınız. Merak etmeyin katana kestiği yeri acıtmaz! Sizi düşünmeyenler için bu yazıdan sonra tek bir dakika bile harcamayın. Yüzlerce fedakârlık yapmış olabilirsiniz onlar için. Fakat bu sizin içinde yapılmıyorsa, bu durum sadece bilimin sizin uzattığı ömrünüzü boşa harcamak olacak. Yavaş yaşamak lazım belli yerlerde.
  Fedakârlık zaten karşılıksız olur diye sesinin yükseldiğini duyar gibiyim. Bu böyle değil! Çünkü karşılık beklemezseniz iyilik yaparsınız. Ama karşılık beklediğimiz için bunun adı fedakârlıktır.

  Yalnızlıktan neden korkmamalıyız? Bunu bir düşünelim. Çünkü ben yazılarımı yazarken düşünüyorum.
Yalnızlık bence hayatlarımızı tekrardan yoluna koyabilmek için biraz düşünme zamanıdır. Yeni bir sen için önce yalnız bir sen lâzım. Korkma herkesin ışıklar peşinde koşarak aradığı huzuru sen bir karanlığın içinde olduğunu anlayanlardan olacaksın. Çünkü şunu iyi biliyorsun; beraber gülsenizde yalnız ağlıyorsun. Hepimizi yalnız kalmanın korkutmasının sebebi cesaretimize iradesizliğimizin attığı tokat. Sana bu yalnızlık ve kendini yenilemek ile ilgili kısa birşeyler anlatmak istiyorum izninle.
Yengeçler ömürlerinin belli bir dönemlerinde kendi kabuklarına sığamaz olurlar ve bu onlara inanılmaz acı verir. Maalesef ki yengecin bir antidepresanı ve psikayatri doktoru yok(!) Yengeçlerin önünde iki seçim şansı vardır: Ya acı çekmeye devam edecek ya da bir kayanın altında yalnızlığa çekilip bütün kabuğunu söküp yeni kabuğun oluşmasını bekleyecek. Yengeçler ikincisini seçer. Ama biz seçemiyoruz bazen. Diğerinin acısından korktuğumuz için ilkininn acısına uzun süre dayanmaya çalışıyoruz. Bu yazıyı okuyan her kimsen daha güçlü olabilmek için yalnızlıktan asla korkma.

Açık sözlü olmak iyidir iyi, en kötü ihtimalle sonradan kaybedeceklerini en başta kaybedersin. -Mark Twain

Yorumlar

Yorum Gönder