Ana içeriğe atla

Yayınlar

özgürlük etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

PARA, PARA, PARA

PARA, PARA, PARA Özgür: Hey Napolyon! Hadi gel bu yazıya başlığı sen koy. Napolyon:  Tabi abim yeterki sen iste! Nasıl birşey diyim? Özgür:   Sadece ve anlaşılır olsun. Napolyon:  Para, Para, Para! (Orjinal metin: “ d'argent, d'argent, beaucoup d'argent ”) Bu nasıl iğrenç bir giriş diyerek bana Zeugma’daki Çingene Kız mozaiği gibi bakmayın lan! Para, İnsan ve Doğa Para Varken İnsan Para Yokken İnsan Parasız Özgürlük Olur Mu? Para, İnsan ve Doğa Para, insanı ele geçiren insan icadı! Düşüncelerimizi, hayallerimizi ve kendimizi dahi satın alan değerli kağıt parçası. İnsanlar ona sahip olmak için hergün ortalama günlerinin 8 saatini satmaktalar. Sırf bir kaç kağıt için… Nedense bana hep garip gelir ta ki parasız kalana kadar. Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, son balık tutulduğunda, beyaz adam paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacak. Bu kızıl derili sözü çok bilinir ama bir o kadar da hoşuma gitmiştir hep.  Önce

KÜÇÜK ÇOCUĞUN HİKAYESİ

KÜÇÜK ÇOCUĞUN HİKAYESİ  Bu gün size küçük bir çocuğun hikâyesini anlatmak istiyorum.   Bir gün bir bu çocuk daha 2.sınıftayken öğretmeni ona ödev vermiş demiş ki " Herkes isminin anlamını öğrensin!". Tabi ki bu çocuk koşa koşa eve gitmiş ve Türkçe sözlüğünü çıkarmış isminin anlamına bakmış.  Özgür: Hür, bağımsız, tutsak edilemeyen.     Ufaklığın gözleri parlamaya başlamıştı. İsminin anlamı muhteşem gelmişti ona. Fakat ismine lâyık mıydı? Bilemiyorum. Fakat aradan yıllar geçince özgür olmanın hareketlerden daha çok fikirde özgür olmanın önemli olduğunu fark etti. Fikirlerine gem vurdurmadı, tutsak edilemedi. Sadece düşündü özgürce...     Onu tanıyan herkes tek bir konuda hem fikirdi. İsminin anlamını taşıyordu. Onun özgürlüğü adından gelmiyordu aslında düşünmesinden geliyordu. En zor durumlarda bile hayal kurmayı çok severdi. Zor problemleri de böyle çözerdi zaten.     Peki ya siz ufak bir çocuk kadar özgür müsünüz? Belki istediğiniz yerleri rahatça geziyorsunuz