Ana içeriğe atla

Yayınlar

kitap etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kitap Mı? O da Ne?

Neden Kitap okuyorduk? Neden Kitap Okuyacağız?          Başlıktan da anlaşıldığı üzere bu yazı iki soruya cevap olacak. Sizinle beraber ben de düşüncelerimi ve fikirlerimi öğreneceğim. İnsan yazmadan hiçbir  şey  öğrenemiyor  doğrusu; özellikle de düşüncelerini.          “Bundan yıllar  yıllar  önce” demek isterdim fakat taş çatlasın otuz sene öncesine kadar -yazar burada bilgisayarın ve internetin ne kadar süredir toplumun hizmetçisi olduğunu tahmin etmeye çalışmıştır-insanlar her şeyi kitaplardan öğreniyordu. Kitaplar bilgi aktarımının değişmez aracıydı. Yani bu yoğun internet çağından önce bilgi öğrenmek istiyorsanız kitaplara başvurmak zorundaydınız. O yüzdendir ki kitap okumak bir bilgelik göstergesiydi. Öğrenmek isteyen insanlar buna mecburdu. Bunun yanı sıra edebiyat  bir  sanat o larak tarihte yerini  aldı .  Hatta bir dönem edebiyat eserlerinden çok edebiyat dergileri sattı. Bu tam olarak şunun göstergesiydi insanlar öğrenmek için okumaya  devam  diyordu. 

İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN | KİTAP ÖNERİSİ

İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN | KİTAP ÖNERİSİ "Fakat beklemek lazım... Uzun zaman!" Kâh kominist damgası yemiş, kâh hizmetinde bulunduğu vatanın haini ilan edilmiş bir yazar Sabahattin Ali. Bu konu çok tartışmaya açık olsa da, İçimizdeki Şeytan'ın ilk sayfasına Selim İleri'nin iliştirmiş olduğu "Belki de İktidardaki Şeytan" adlı bölümden bir alıntıyla bu konuyu kapatacağız;  "... Yalnız, "memlekete zararlılığın" boyutu kişiden kişiye değişmiş olmalı ki, Sabahattin Ali'yi bazen "vatan haini" bazen "vatan haini bir komünist" falan gibisinden damgalanışlarla tanımıştım. Nazım Hikmet konusunda zaten ürperti verici bir anım vardı. Galatasaray Lisesi'nin büyük konferans salonunda toplanılmış; Nazım Hikmet'in şiirini okuyan bir öğrenciyi ihbar ettiği için bir başka öğrenciye ödül verilmişti. Bu olay, sebebini bilmeksizin ve çözemeksizin, bende tuhaf bir iğreti uyandırmıştı. Nazım Hikmet'ten tek dize şiir okumamıştım. Bunu

KİTAP OKUYAN İNSAN TÜRLERİ

    Kitap okumak, insana yaşamak kadar fayda sağlar. Öğretir, düşündürür ve tecrübe ettirir. Hayal etmenin gücü kitapla büyür, düşünmenin güçlenmesi kitaptır. Her zaman "bir yerden" duydum derseniz pek umursanmaz söylediğiniz şey, fakat "bir yerde okudum" derseniz etkili olur. Birkaç yıldır etrafımı gözlemlerken kitap okumak hakkında 3 farklı insan tipi gördüm. Bu farklılığın temel sebebi insanların kitap okumaya olan farklı bakış açıları sebebiyle olduğunu düşünüyorum. 1) SOSYAL ORTAM OKUYUCUSU     Benim bu tiplere sosyal ortam okuyucusu dememin temel sebeplerinden biri ise bu tip insanlar sadece "kitap okuyor" diye anılmak adına kitap okurlar. Amaçları fayda sağlamak veya bilgiye olan saygı temelli değildir. Bu insanlar genellikle "kahve, kitap ve yağmur" üçgeninin arasında kitap okuyan insanlardır. Popüler kitapları okurlar. Ve ne okurlarsa onunla ilgili en az 5 fotoğraf atmadan rahat edemezler... 2) BİLGİYE TAPANLAR     Bilgiye

KİTAP ÖNERİSİ | Ocak Ayı (Yarıyıl Özel Tavsiyesi)

ŞU HORTUMLU DÜNYA'DA FİL YALNIZ BİR HAYVANDIR Yarıyıl tatili gelmişken sizlere bir "okuma kitabı"  tavsiyesi yapmak mantıklı geldi içimden. Bu 15 günü hep beraber güzel değerlendirmeliyiz. Ve bu gün paylaşacağım kitabı büyük ihtimalle 1 gün içinde bitireceksiniz. Bu kitapla benim sayemde tanışırsanız ben mutlu olurum. E zaten tanıştıysanız benim blog'umu okuduğunuz için gurur duyarım. Hani bazı sıkıcı ve sıkıntılı zamanlarda ilaç gibi karşımıza çıkan kitaplar vardır ya. Bu kitap fazlasıyla ilaç gibi. Ahmet Şerif İzgören'in tüm kitapları gibi akıcı, samimi ve yalın bir anlatıma sahip olan kitap, sadelikle ülke üzerine çok güzel eleştiriler yapıyor. Peki neden ismi bir garip? diye sorar olduğunuzu duyar gibiyim. Ahmet Şerif İzgören ve bir arkadaşı bir gün ingilizce sınavına girerler. Orada karşılarına "the elephant is only animal this world with a trunk (Fil Dünya'da hortumu olan tek hayvandır)" cümlesi çıkar. Ve bir çeviri hatasıyla arkada

YANLIŞ KİTAPLAR

YANLIŞ KİTAPLAR Yanlış kitap ne demektir? Yanlış kitap içinde sakıncalı içerik ve hitap ettiği yaş grubunu olumsuz etkileyip, yanlış yönlendiren kitaba diyorum ben. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte isteyen istediği şeyi yazabilir oldu. Ve asıl sorun bu mecra da yazılan bir takım yazılar çok okunduğu için kitap haline getirilip yayımlanıyor. Aslında ülkemizde uzun süre boyunca yasaklanmış bazı fikir kitapları olsa da bu konu çok başka. Bu da çok ciddi bir mesele. Genç kurgu denilen bazı gençlik kitapları fazlasıyla ahlaksızlık barındırıyor. Hatta bu ahlaksızlıkların özendirici karakterler üstünden anlatılmasıyla gençlerimiz bu anlatılanların övünülecek davranışlar olduğunu düşünüyorlar. Fakat ortada hiçbir edebi içerik yok. Öğreticilik veya bir konu işlenmiyor. Amaç sadece kitaptan para kazanmak. Eğer zamanında Montaigne para kazanmak için yazı yazsaydı yazdıkları bu gün bu kadar değerli sayılmazdı. Eğer J.J.Rousseau para kazanmak için yazsaydı Atatürk'ü etkilemez